08 Ekim 2017

Acem Diyarı: Tahran Notları 1

İlk yurt dışı gezim Batum'u saymazsak Tahran'a oldu.

Gitmeden önce bloglardan nasıl giyinmem gerektiğini öğrenmeye çalıştığım tek yer olacak, şimdilik tabii. Zamanın ne göstereceği bilinmez.


Kadınlar tek başına yürüyebilir mi, fotoğraf makinemi götürsem kullanabilir miyim, sandalet giyebilir miyim gibi sorularda sormuşluğum var hani.. 

Altı kör adam ve fil hikayesindeki gibiydi İran'ı tanımaya çalışmak. Herkes yaşadığı, duyduğu kadar anlatıyor. 6 gün orada kaldım, Tahran için net bir şey söyleyebileceğimi düşünmüyorum.

Velhasıl tek başıma Tahran sokaklarında gezdim. Bir elimde özçekim çubuğu, boynumda fotoğraf makinesi... Başımda yarım yamalak taktığım bir şal ve uzun kollu, kalçaları ötecek kadar uzun bol ceket giyerek tabii. Kapalı mekanlarda da bu kıyafet zorunluğu var ve sık sık ahlak polisi gelip kontrol ediyor. Hem kafe de denk geldim hem de fuar alanında. Zaten İranlılar sağ olsunlar her şalım düştüğünde uyardılar beni :)

 
dejavu kafede örtü uyarısı

Yemekleri bence muhteşemdi. Safran ete de tavuğa da yakışmıştı.
Sohan denilen baklava türü bir tatlıları var. Bir o tereyağı çok olduğu için hoşuma gitmedi. Pilav her yemeğin yanında ve bol miktarda gelmekte. Yufka ekmekleri güzeldi. Sabahları kahvaltıda yeşil mercimek çorbası olmasına şaşırdım, gerçi biz de kırmızısını yiyoruz ama neyse...

Sohan Tatlısı
 Tahran sıcaktı ama kapalı mekanlardaki klimalar sayesinde hiç hissetmedik bunu. Sadece gezerken sıcağı hissettik. İşte o zamanlarda aşağıdaki içeceğin hem sokakta satılanını hem de avmde kapalı olarak satılanını denedik. Tercümanlar içindeki çekirdeklerin ne olduğu tam açıklayamadılar. Çölde yetişen bir bitkinin çekirdeği gibi bir şey anladım ben. Ama sıcaklarda iyi gitti. 


İran deyince aklıma nedense çayhaneler geliyordu benim. Sanırım biraz Nar Ağacı kitabının etkisinden... Doğal olarak çay içmek istedim, fotoğraftaki şekerle beraber sallama çay getirdiler bize. Şeker yerine onu koyuyorlaşmış çayın içine. Velhasıl İran çayı sunumdan kaybetti yani :) Baktık olmuyor çay olarak başka ne var dedik, işte o zaman Arap çayı ile tanışmış olduk. Hem sunumu hem de tadı güzeldi. 




Yeni Camii İnşaatı
Tahran'da Camii
Tahran'da dikkatimi çeken bir şey oldu, yeni yapılan yerler bile sanki tarihi eser gibi görünüyordu. Yeni inşa edilen bir cami bile sanki eskiden yapılmış gibiydi. Ayrıca camileri bizdeki gibi değildi. Hem görüntüsü hem mahiyeti. Mesela orada 6 gün kaldık bir kere akşam ezanına denk geldim. Her camide sesli ezan okunmuyormuş. Bir de ezanın son kısmında Muhammeden yerine Aliyullah gibi bir kelime söyleniyormuş. Muş diyorum çünkü ezanın son kısmını duyamadım. Sağ olsun tercümanımız söyledi bunu da. Ayrıca 3 vakit ezan okunuyormuş, namazlarda ona göre kılınıyormuş.

Daha fazla fotoğraf için tıklayınız.

Tahran Uluslararası Fuar Merkezi

İşte Tahran'da olma sebebimiz. Tahran Anne Bebek Fuarı














devam edecek..










Hiç yorum yok:

Yorum Gönder